Bazı çocuklar günün sonunda sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da tükenmiş olur. Ama bu dışarıdan her zaman anlaşılmaz. Çünkü çoğu zaman yorgunluk yerine isteksizlik gibi görünür. Çocuk ödevi ertelemeye başlar, kısa sürede sıkılır ya da küçük bir görev bile büyümüş gibi gelir.
Bu yüzden çoğu ebeveyn aynı şeyi düşünür. “Biraz daha odaklansa yapar.” Oysa bazı çocuklarda mesele motivasyon değildir.
Aslında çocuk gün boyunca zihinsel olarak sürekli yetişmeye çalışıyordur. Bilgiyi anlamak, takip etmek, sıralamak ve doğru şekilde kullanmak onun için düşündüğünüzden daha fazla enerji gerektirir. Bu yüzden gün ilerledikçe sistem yavaşlamaya başlar.
Bazı çocuklarda bunu net görürsün:
- Sabah daha iyidir, akşama doğru dağılır
- Küçük görevlerde bile hızlı yorulur
- Bildiği şeyi bile sürdürmekte zorlanır
Bu durum genelde tembellik gibi yorumlanır. Ama çoğu zaman sorun istek eksikliği değildir. Sorun, zihinsel yükün sürekli artmasıdır.
Çünkü bazı çocuklar bir şeyi yapmak için sadece çaba harcamaz. Aynı zamanda süreci sürekli kontrol etmek zorunda kalır. Diğer çocukların otomatik yaptığı bazı adımlar, onlar için ekstra enerji gerektirir.
Bu yüzden gün sonunda sadece yorulmazlar. Zihinsel olarak tükenirler.
Burada yapılan en büyük hata çocuğu daha fazla zorlamaktır. Daha uzun çalışması, daha fazla tekrar yapması ya da daha fazla odaklanması beklenir. Ama sistem zaten yorulmuşsa, baskı sadece yükü artırır.
Şunu net görelim. Her çocuk aynı şekilde enerji kullanmaz. Bazı çocuklar öğrenme sürecinde diğerlerinden çok daha fazla zihinsel efor harcar. Bu yüzden dışarıdan küçük görünen şeyler içeride büyük bir yük haline gelebilir.
Gerçek ihtiyaç bazen daha fazla çalışmak değil, zihinsel yükün neden oluştuğunu anlayabilmektir.
Eğer çocuğunuz gün ilerledikçe dağılıyorsa, küçük görevlerde bile hızlı yoruluyorsa ya da bildiği şeyleri sürdüremiyorsa, sorun isteksizlik olmayabilir.
Sorun, zihinsel yük olabilir.
Ve bu fark edildiğinde yaklaşım tamamen değişir.