Çocuk evde çözdüğü matematik sorularında başarılıdır. Aynı işlemi defalarca doğru yapabilir. Ancak okulda soru farklı bir şekilde sorulduğunda ya da aynı kural yeni bir örnek üzerinde karşısına çıktığında zorlanmaya başlar. İlk bakışta sanki hiç öğrenmemiş gibi görünür.
Bu durum birçok ebeveyn için kafa karıştırıcıdır. Çünkü çocuk bilgiyi öğrenmiştir. Kuralları bilir, işlemi yapabilir ve doğru cevaba ulaşabilir. Buna rağmen yöntem değiştiğinde ya da bilgi yeni bir bağlamda kullanılması gerektiğinde aynı başarıyı sürdüremez.
Çoğu zaman bunun yeterince çalışmamak ya da dikkatini vermemekle ilgili olduğu düşünülür. Bu nedenle çözüm olarak daha fazla tekrar yapılır. Oysa bazı durumlarda sorun bilginin öğrenilmemesi değildir.
Sorun, öğrenilen bilginin yeni bir duruma aktarılabilmesidir.
Gerçek öğrenme yalnızca aynı soruyu tekrar çözebilmek değildir. Öğrenilen bilgiyi farklı örneklerde, farklı ortamlarda ve farklı problem türlerinde de kullanabilmektir. Çünkü hayat hiçbir zaman aynı soruyu tekrar tekrar sormaz. Her yeni durum, öğrenilen bilginin yeniden düzenlenmesini ve yeni koşullara uyarlanmasını gerektirir.
Bazı öğrenme güçlüklerinde tam da bu süreç zorlayıcı hale gelir. Çocuk bilgiyi hatırlar, ancak onu yeni bir probleme nasıl uygulayacağını kestiremez. Aynı kuralı farklı bir örnekte kullanmakta zorlanabilir. Okurken öğrendiği bir stratejiyi başka bir metne taşıyamayabilir. Daha önce çözdüğü bir problemi farklı bir anlatımla gördüğünde nereden başlayacağını bilemeyebilir.
Bu nedenle dışarıdan bakıldığında bilgi eksikliği varmış gibi görünür. Oysa çoğu zaman eksik olan bilgi değil, bilginin farklı durumlara aktarılmasını sağlayan öğrenme sürecidir.
Şunu net görelim. Bir çocuk aynı örneği çözebiliyorsa bu, konuyu tamamen öğrendiği anlamına gelmez. Gerçek öğrenme, bilginin değişen koşullarda da kullanılabilmesiyle anlaşılır.
Bu yüzden yanlış yolu kapatalım. Aynı soruyu defalarca çözdürmek tek başına yeterli değildir. Çünkü tekrar yalnızca aynı örnek üzerinde gerçekleşiyorsa, çocuk problemi değil örneği öğrenmiş olabilir.
Asıl ihtiyaç, öğrenme sürecinin hangi noktada yeni duruma uyum sağlayamadığını görebilmektir. Bilgi neden aktarılamıyor? Hangi aşamada süreç kopuyor? Çocuk bildiği şeyi neden farklı bir örnekte kullanamıyor?
Bu soruların cevabı yalnızca sonuca bakılarak bulunamaz.
Applexia öğrenilen bilginin hangi noktada yeni durumlara aktarılamadığını, sürecin nerede koptuğunu ve hangi bilişsel becerilerin desteğe ihtiyaç duyduğunu görünür hale getirir. Böylece yalnızca çocuğun neyi bildiği değil, bildiğini nasıl kullandığı da anlaşılabilir.
Gerçek değişim de burada başlar.
Eğer çocuğunuz aynı bilgiyi farklı bir soruda kullanmakta zorlanıyor, yöntem değiştiğinde yeniden başlamak zorunda kalıyor ya da bildiği becerileri yeni durumlara taşıyamıyorsa, sorun yalnızca tekrar eksikliği olmayabilir.
Sorun, öğrenme sürecinin bilgiyi yeni durumlara aktarabilme biçimi olabilir.
Ve bu görüldüğünde yaklaşım tamamen değişir.